17 Ağustos 2011 tarih ve 28028 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kanun hükmünde kararname ile diğer bazı Kanunlarla ilgili değişikliklere ilaveten, 3194 sayılı İmar Kanunu ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunda da çeşitli değişiklikler yapılmıştır. Söz konusu değişiklikler ana başlıkları ile; planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması, köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslar, mera, yaylak ve kışlaklar , Yapı Denetim Kanunu kapsamı hakkındaki hükümlerdir.

3194 sayılı İmar Kanunu kapsamındaki değişiklikler:

Köylerde yapılacak yapılar ve uyulacak esaslarla ilgili olarak önemli değişiklikler yapılmıştır. Değişiklikten önce Kanunun 27. maddesinde “Belediye ve mücavir alanlar dışında köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturanların köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yaptıracağı konut, hayvancılık veya tarımsal amaçlı yapılar için inşaat ve iskan ruhsatı aranmaz. Ancak yapının fen ve sağlık kurallarına uygun olması ve muhtarlıktan izin alınması gerekir.” hükmü bulunmaktaydı. Daha açık bir ifadeyle, köyde köy nüfusuna kayıtlı ve köyde sürekli oturan vatandaşlarımız idarelerce onaylanmış köy yerleşik alan paftasında gösterilen köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yukarıda belirtilen cinslerde(konut,  hayvancılık veya tarımsal amaçlı) bir yapı yapmak istediklerinde yapının projesini ilgili idareye onaylatarak muhtarlık izni ile yapılarını yapabiliyorlardı.

Değişiklikler özetlenecek olursa;

      • Planların onaylanmasından sonra ilgili idarelerin internet sayfasından da ilan edilmesi zorunluluğu getirilmiştir.

      • Köylerde yapılacak bir yapının ruhsat ve yapı kullanma izninden muaf olarak yalnızca muhtarlık iznine tabi olabilmesi için köyde sürekli oturuyor olmak ve köy nüfusuna kayıtlı olmak şartı kaldırılmıştır.

      • Bir yapının muhtarlık iznine tabi olabilmesi için idarelerce onaylanmış köy yerleşik alan paftasında gösterilen köy yerleşik alanları ve civarında ve mezralarda yapılacak olması şartı korunmuştur.

      • Muhtarlık iznine tabi yapılar “konut, entegre tesis niteliğinde olmayan ve imar planı gerektirmeyen tarım ve hayvancılık amaçlı yapılar ile köyde oturanların ihtiyaçlarını karşılayacak bakkal, manav, berber, köy fırını, köy kahvesi, köy lokantası, tanıtım ve teşhir büfeleri ve köy halkı tarafından kurulan ve işletilen kooperatiflerin işletme binası gibi yapılar” olarak değiştirilmiştir.

      • Bir yapı muhtarlık iznine tabi bile olsa yapının etüt ve projelerinin valilikçe incelenmesi, muhtarlıktan yazılı izin alınması ve bu yapıların yöresel doku ve mimari özelliklere, fen, sanat ve sağlık kurallarına uygun olması zorunludur. Bu değişiklik ile artık köylerimizdeki her türlü yapılaşmada yöresel doku, mimari özellikler ile fen ve sağlık kurallarına uygunluk şartının aranacağı anlaşılmaktadır.

      • Onaylı üst kademe planlarda aksine hüküm bulunmadığı hallerde köy yerleşik alan sınırları içinde, jeolojik açıdan üzerinde yapı yapılmasında sakınca bulunan alanlar ile köyün ana yolları ve genişlikleri, hâlihazır harita veya kadastro paftaları üzerinde il özel idarelerince belirlenecektir. Belirlenen yollar, ifraz ve tevhit suretiyle uygulama imar planı kararı aranmaksızın kamu yararı kararı alınarak oluşturulacaktır

      • Köy yerleşik alan sınırı içerisinde, 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uygulanmayacaktır.

      • İl çevre düzeni planında açıkça belirtilmediği takdirde, ihtiyaç duyulması halinde, köyün gelişme potansiyeli ve gelişme düzeyi de dikkate alınarak köy yerleşik alan sınırları ve özel kanunlara ilişkin hükümler saklı kalmak kaydıyla bu alanlarda yapılaşma kararı ve ifraz şartları belediye sınırı il sınırı olan yerlerde büyükşehir belediye meclisi, diğer yerlerde il genel meclisi kararı ile belirlenecektir. Tespitler kadastro paftasına işlenerek tapu sicilinde belirtilir. İhtiyaç duyulması halinde mevcut köy yerleşik alan sınırları il genel meclislerince yeniden belirlenebilecektir.

      • İmar planı olmayan köy yerleşik alanı sınırları içerisinde köyün ihtiyacına yönelik olarak ilk ve orta öğretim tesisi, ibadet yeri, sağlık tesisi, güvenlik tesisi gibi yapılar için imar planı şartı aranmayacaktır. Ancak yer seçimi, valilikçe oluşturulan bir komisyonca hâlihazır harita veya kadastro paftaları üzerinde kesin sınırları ile belirlenecektir. Bu yapı ve tesislere uygulama projelerine göre ilgili yatırımcı kamu kurum ve kuruluşu adına yapı ruhsatı ve yapı kullanma izni verilecektir.

      • Bu maddenin uygulanmasına ilişkin hususlar Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenecektir.

Kanuna eklenen ek madde 4 ile Mera, yaylak ve kışlakların tahsisi ve yapılaşma şartlarıyla ilgili önemli değişiklikler getirilmiştir.

      • Ek 4. madde “Mera, yaylak ve kışlakların geleneksel kullanım amacıyla geçici yerleşme yeri olarak uygun görülen kısımları valilikçe bu amaçla kurulacak bir komisyon tarafından tespit edilir. Bu yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek tapuda Hazine adına tescilleri yapılır. Bu taşınmazlar, bu madde kapsamında kullanılmak ve değerlendirilmek üzere, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalanlar ilgili belediyelerine, diğer alanlarda kalanlar ise il özel idarelerine veya özel kanunlarla belirlenen ilgili idarelere tahsis edilir. Özel kanunlar kapsamı dışında kalan alanlarda belediyesince veya il özel idaresince geçici yerleşme alanının vaziyet planı ve yapılaşma şartları hazırlanır ve onaylanır. Bu taşınmazlardan kamu hizmetleri için gerekli olanların dışındakiler, il özel idaresince veya belediyesince ve özel kanunlarla belirlenmiş alanlarda ilgili idarece kadastro verileri işlenmiş hâlihazır haritalar üzerine yapılmış vaziyet planına veya onaylı imar planına uygun olarak talep sahiplerine bedeli karşılığında yirmidokuz yıla kadar tahsis edilebilir. Bu yerlerde umumi ve kamusal yapılar hariç, inşa edilecek yapıların kat adedi bodrum hariç olmak üzere ikiyi, yapı inşaat alanı 200 metrekareyi geçemez. Bu yapıların yöresel mimariye uygun ve yöresel malzeme kullanılmak suretiyle yapılması zorunludur. Bu fıkranın uygulanmasına, bu fıkra kapsamında tahsis edilecek mera, yaylak ve kışlakların il genelindeki toplam mera, yaylak ve kışlakların binde beşini geçmemek üzere oranının belirlenmesine, bu yerlerin kiralanmak ve irtifak hakkı tesis edilmek suretiyle tahsisine, tahsis sürelerine, tahsis bedellerine, tahsil edilen bedellerin kullanım şekline, tahsis süresinin sona ermesine, komisyonun teşkiline ve diğer konulara ilişkin esas ve usuller, İçişleri Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Orman ve Su İşleri Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığının uygun görüşleri alınarak Bakanlıkça hazırlanan yönetmelikle belirlenir.  Mera, yaylak ve kışlakların 12/3/1982 tarihli ve 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu uyarınca ilan edilen turizm merkezleri ile kültür ve turizm gelişim bölgeleri kapsamında kalan kısımları, ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek tapuda Hazine adına tescil edilir ve bu yerler, 2634 sayılı Kanun çerçevesinde kullanılmak ve değerlendirilmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığına tahsis edilir.” hükümlerini içermektedir.

4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanun kapsamındaki değişiklikler:

29/6/2001 tarihli ve 4708 sayılı Yapı Denetimi Hakkında Kanunun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası aşağıdaki şekilde değiştirilmiştir.

“Bu Kanun;

a) 3194 sayılı İmar Kanununun 26 ncı maddesinde belirtilen kamuya ait yapı ve tesisler ile 27 nci maddesinde belirtilen ruhsata tabi olmayan yapılar,

b) Bodrum katı dışında en çok iki katlı ve yapı inşaat alanı toplam 200 metrekareyi geçmeyen müstakil yapılar,

c) Entegre tesis niteliğinde olmayan tarım ve hayvancılık amaçlı yapı ve tesisler,

d) Köy yerleşik alanlarında, belediye ve mücavir alan sınırları içinde olmayan iskân dışı alanlarda ve nüfusu 5000’in altında olan belediyelerin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bodrum katı ve çatı arası dışında en çok iki katlı ve yalnızca bir bodrum katın inşaat alanı hesaba katılmaksızın toplam inşaat alanı 500 metrekareyi geçmeyen konut yapıları ile bunların kömürlük, otopark, depo gibi müştemilatı,

hariç olmak üzere, belediye ve mücavir alan sınırları içinde ve dışında kalan yerlerde yapılacak yapıların denetimini kapsar. Ruhsata tabi olup, bu Kanun hükümlerine tabi olmayan yapılarda denetime yönelik fenni mesuliyet 3194 sayılı İmar Kanununun 26 ncı ve 28 inci maddelerine göre mimar ve mühendislerce üstlenilir. Birden fazla müstakil yapının bulunduğu parsellerde, bütün yapıların toplam yapı inşaat alanının 200 metrekareyi geçmesi halinde de bu Kanun uygulanır. Yalnızca bir bodrum katın inşaat alanı hesaba katılmaksızın toplam inşaat alanı 500 metrekareyi geçmeyen yapılarda geçici yapı müteahhidi yetki belgesi almak ve mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefi bulundurmak, yapı müteahhitliğine ilişkin bütün sorumlulukları üstlenmek şartıyla parsel maliki kendi yapısını inşa edebilir. Ancak bu yapılarda da mimar veya mühendis unvanlı şantiye şefi bulundurulması zorunludur. Parsel malikinin veya hissedarlardan birinin mimar veya mühendis olması halinde ayrıca şantiye şefi aranmaz.”

Kararnamenin 25. maddesi ile 4708 sayılı Kanunun 2 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 7 nci maddesi yürürlükten kaldırılmıştır. Kararnamenin 26, 27 ve 28. maddeleri ile de çeşitli değişiklikler yapılmıştır.

SONUÇ:

3194 sayılı İmar Kanunu ve 4708 sayılı Yapı Denetimi hakkındaki Kanunda yapılan değişiklikler özellikle köylerimizdeki yapılaşma şartlarıyla ilgili bağlayıcı hükümler taşımaktadır. Yapılaşmanın köylerimizde de mevzuata uygun olarak gerçekleştirilmesi, mevzuata uygun olmayan yapılara para cezası ve yıkım kararı gibi idari yaptırımların uygulanmasının yasal olarak zorunluluk taşıdığı göz önüne alındığında, özellikle köylerde yapı yapacak olan vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamamaları için Kanunda belirtilen hususları öğrenmeleri, bilenlere sormaları, en azından yapıya başlamadan önce ilgili idarelerden gerekli izinleri almaları, idarelerin de bu hususlarda köy muhtarlıklarını bilgilendirmeleri önemle üzerinde durulması gereken bir husustur.